|
KİTAPLARIN ADINDA SAKLIDIR HİKAYEMİZ...
Mehmet EFE - Mızraksız İlmihal sf. 132
İnsan: Bu meçhul ve İnsanın Kökeni nedir?
Bir Değirmendir Bu Dünya ve sıra bize gelmişti. Yaratılış Gayemiz ve Vazifelerimiz nelerdi? Gençliğin Izdırabı'ydı bu. Gençliğin Ruhi ve Manevi Problemleri vardır. Bu Ülke'de yaşamak zorundaydık. Bu Ülke, Yağmalanan Ülke Türkiye'ydi. Yani bu ülke Dikenli Bir Yol'du. Yolda da İşaretler ve Aklı Karışıklar için Kılavuz'lar vardı. Yoldaki İşaretler'i izledik. İşaretler ve Sorular, bizi Cevaplar'a getirdi. Yollar vardı ama Duvarlar da vardı. Gerçi, Her Duvar Bir Kapıdır ama Denize Açılan Kapı hangisiydi? Modern İnsanın Çıkmazı'ydı bu. Çağdaş Temel Konular, Çağdaş Fikir Akımları, ve İnançlar vardı.
Ve Göçmenlerin Kimlik Arayışı, Yolların Ayrılış Noktasında İslam'ı buldu. İşte bu, Karanlık Gecelerin Nurlu Sabahı'ydı. Bir Vicdan Uyanıyor'du. Din Bu'ydu. İslam'ın Çağrısı'nı duyduk ve Huzur Sokağı'na yani İslama İlk Adım'ı attık. Bunun adı, Şeytanizme Rağmen İslami Uyanış'tı. Yaşayan Cahiliye içinde Yeni Bir Nesil Yeni Bir Toplum doğuyordu, doğmalıydı. Özlenen Şafak, İslam Toplumu'ydu. Ama önce, Müslüman Olmam Neyi Gerektirir'di? Örneklerle İslam Ahlakı edinmeliydik ve Peygamberimizin Hayatı, Sahabe Hayatından Tablolar gerekliydi bize. En azından, Ana Hatlarıyla İslam Hukuku'nu, Ana Hatlarıyla İslam Ahlakı'nı, Ana Hatlarıyla İslam Felsefesi'ni öğrenmeliydik. Doldurduk ceplerimize, Cep İlahi Kitabı'nı, Cep Şafii İlmihali'ni, Cep Boyu Kur'an'ı. Niçin Allah'a İnanıyoruz dedik ve Kur'an'ın Gölgesinde bulduk hakikati. Gördük ki İslam: Fikir-Hareket-İnkılap'tan ibarettir. Önce fikir dedik: Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler'de bulunduk ve İslam Dünyası'nda Düşünce Sorunları'yla tanıştık. İslam'da Helaller ve Haramlar nelerdir? İslam Prensipleri nasıldır? İslamda Sosyal Adalet nasıldır? İslam Toplumunda Dayanışma nasıl olacaktır? İhya-i Ulumi'd Dinin gerekliliği hangi boyutlardadır? İslam Hukukunda Zaruret Hali nasıldır? Kur'an'ın Öngördüğü İnsan kimdir? Hepsini öğrendik.
İslamda Tenkit ve Tartışma Usulü'ne uygun olarak, Müslüman ve Para, İslam Ekonomi Doktrini ifade edilmeliydi. Alışverişte Vade Farkı ve Kar Haddi neydi? İslam'da Hükümet nasıl oluşurdu? İslam Devleti olur muydu, olursa İslam Devletinde Mali Yapı, İslamda İş ve Ücret hukuku, İslamda Emek ve İşçi-İşveren Münasebetleri nasıl olurdu? Çağdaş Ekonomik Meselelere İslami Yaklaşımlar'da bulunulmalıydı. İktisadi Kalkınma ve İslam, Para Faiz ve İslam; nerede, nasıl ve niçindir? Faizsiz Banka olur mu olmaz mı? Bunun yanında İslam'da Şura nasıldı?
İslam'da Dört Evlilik ve Resulullah'ın Çok Evlenmesinin Sebepleri de bilinmeliydi.
Cinlerin Esrarı, Ondokuz Efsanesi'yle çözülebilirdi.
Ama tabii, Müslümanlar Gayri Müslimlere Nasıl Davrandı ve nasıl davranacaktı, bu da önemliydi. Emperyalizmin Özellikleri de Bize Ne Oldu'ğunu ortaya çıkaracaktı. Bu arada İdeolojik Savaş Ajanları'na da çok dikkat edilmeliydi. Beynelminel Yahudi, Yeryüzünün Lanetlileri'ydi ve Tanrıların Arabaları Ne Demekti? İnsanın Dört Zindanı vardı ve bir de Yenilenme Bilinci'ne ihtiyacı vardı. Ruh Terbiyemiz de bizi Aydınlıklara Doğru yürütecekti.
Bu Meseleler ve Çözümleri, Modern Dünyada Geleneksel İslam'la çok zordu. Ancak Rabbani Toplum'la İstikbal İslamın'dı.
Medeniyet ve Modernizm, birer dindi. Öyleyse, Dine Karşı Din!
Vakti Kuşanmak Gerektir, Yavrulara Din Dersleri, Kızlar İçin İrşad!
Böylece az çok Davet Yolu belirdi. Ama İslama Davet Metodu açık-seçik olmalıydı. Davetin Esasları konmalıydı. İslamın Genç Davetçileri'ne, Dava ve Davetçinin Hatıraları aktarılmalıydı. Konuşmalar, Allah Erine Hitabeler yapılmalıydı.
Red Yazıları yazılmalıydı. Bu yazılar Sakıncalı Yazılar olmamalıydı ki Faydasız Yazılar olmasın. Sonuçta İslami Hareket başladı. Kelam Açısından İnsan ve Fiilleri değil, İslami Hareketin Dinamikleri konulmalıydı. Rasullerin Yolu, Toplumsal Hareketlerde Yöntem'in kaynağıydı. İslam'ın Evrensel Çağrısı duyurulmalıydı.
Müslümanların Dünü Bugünü Yarını anlaşılacaktı. İslam Medeniyeti'nin Geleceği, Mehdi ve Altınçağ'dı.
Sonra birden, İslam Devrimi oldu ve İran'la Hikayemiz başladı. Bu arada, Mekke'ye Giden Yol, İpekyolundan Afganistan'a uzandı. İran'a Nasıl Bakmalı, Tekfir Olayı'nı nasıl çözmeli ve Örgütteki Casus'ları nasıl ortaya çıkarmalıydı? Ama şurası kesindi ki Yitik Cennet, Devrim'di.
İslam Savaşçısına Notlar, Mücahideye Notlar verilmeliydi.
Devrim ve Terbiye şarttı. Bombacı Parmenides'ler de gerekliydi.
Ben Bir Müslümanım ve Müslümanca Yaşamak zorundayım dedik. Bu da Allah'tan Başkasına İbadeti Red demekti. Öyleyse, İslamın Siyasi Yorumu yapılmalıydı. Çağdaş İslami Siyasi Düşünce gerekliydi bize ve Dört Mezhebin Fıkıh kitabı, Günümüz Meselelerine İslami Çözümler getiremiyordu. Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması gerekiyordu. İçtihad neydi Müçtehid kimdi? İmamlar ve Sultanlar bir din getirmişlerdi. Ama Bu Din Benim Dinim Değil'di. Bize, Kur'an Eczanesinden Kurtuluş Reçetesi lazımdı. İyi ama Kur'an'ı Nasıl Okuyalım, Nasıl Anlayalım?
Kur'an'da Dört Terim vardı. Temel Kavramlar'dı bunlar. Kelimeler ve Kavramlar bize yeni ufuklar açtı: Tevhid ve Şirk'ten ibaretti tarih ve Her Nemrud'a bir İbrahim isterdi, Tağutlar Hükmedince, Cihad icab ederdi. Hak Batıl Savaşının Tarihi Serüveni buydu. İşte Rabbani Yol ve Sünnetullah!
Dünden Bugüne Şeytan ve Dostları, İslamı Yıkın, Müslümanları Mahvedin demişti.
Çağdaş Kavramlar ve Düzenler, Marksizm ve Diğer Batı Düşünceleri, Yahudi Meselesi, Evrim Teorileri, Şeytan Rivayetleri, Taşlaşma ve Çağdaşlaşma; bütün bunlar Yirminci Asrın Cahiliyeti'ydi. Asrın Getirdiği Tereddütler'i yenmeliydik. Biz Hangi Dünyada Yaşıyoruz dedik. Ya Yeni Bir Dünyaya Uyanmak gerekiyordu ya da Gelin Bu Dünyayı Değiştirelim!
Modernleşmek mi, İslamlaşmak mı, İşte bütün mesele!
Aydınların Din Saptırması ve Bilgisiz Müslümanların İslama Zararları vardı.
Bir yandan, Günümüz Meselelerine Fetvalar üretmeliydik, bir yandan da Çağdaş Müslüman Kimlik Krizi'ni halletmeliydik. Resul (s.a.)'ın Kıymetinin Büyüklüğü ortaya konmalı, Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti, anlatılmalıydı. Coğrafi Keşiflerin İç Yüzü gösterilmeliydi. İslam Dünyasında İngiliz Emperyalizmi vardı. İslam Etrafındaki Şüpheler giderilmeliydi. Bir Başka Açıdan Kemalizm de incelenmeliydi.
Yaşadığımız Günler, Furkan Günleri'ydi.
Yaşadığımız Çelişkiler'i, Vahyin Kılavuzluğu Altında çözecektik. Kendini Mahkum Eden Batı, İslamın Vaadettikleri'yle Kurtulan Toplum'dan dersini almalıydı.
Allah ve Modern İlim, Modern Bilimin Arkaplanı, İlmin Işığında Darwinizm, Bilgi Bilim ve İslam açıklanacaktı. İslam Açısından Sosyalizm, İslam Kapitalizm Çatışması, Teknolojinin Ötesi bilinmeliydi. Gündemdeki Konular öğrenilmeliydi.
İslami Devlet, bir Yürek Devleti'ydi. Kim Savaşım Verebilir'di? Sehpalarda Hayat Var'dı ama Mücahid Kim'di? Üstelik Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı'ydı?
Dosyalar'a bakıldı: Açe Sumatra Dosyası, Sokoto Dosyası, Patani Dosyası ışık tuttu: İslam Savaşçıları, Devrimin Çakıl Taşları'ydı. Bir Namludur Yüreğim demeliydiler. Ve Cihad Köfte Salonu'nda yemeliydiler.
Ve Güçlenen İslam'ın Yankıları duyuldu.
Yüzlerce İnsan, Sahneden Mabede, Yeşilçam'dan Kabeye, Zilletten İzzete Zulmetten Nura döndü.
Gerçek İslam konuşuyordu: Çağdaş Truva Atı Demokrasi'den çıkan askerler, Medeni Vahşet işlemişti. Batılılaşma İhaneti'ne karşı da Surat Asmak Hakkımız'dı. Darü'l-İslam, Darü'l-Harp olmuştu!
Ülkemi arıyorum. Özal'ın Günah Galerisi Türkiye Nereye Gidiyor? Demokrasi Risalesi'nde Laiklik bizi eziyordu. Ama biz, Var Olacağız Eylüllere Rağmen dedik. İnsanlığın Dirilişi, Aydınlık Savaşçıları'nın İdeolocya Örgüsü'yle mümkündü.
Derken, Davet Yolunda Engeller başladı.
Kılık Kıyafet ve İktidar, Başörtüsü Yasağı'nı getirdi. Zaten Doğuda ve Batıda Din Devlet İlişkileri hep böyle değil miydi? Öz Yurdunda Garipsin! Müslüman Kızın Din Kitabı, Müslüman Kadının Fıkıh Kitabı aşağılanıyordu.
Dokunmayın Bacıma!
Bacımın Gözyaşları Ne Zaman Dinecek?
Ayağıma Zincir Vurmak Niye?
Sitem'ler, Figan'lar ayyuka çıktı. Kadınlara Hitap edildi. Kültürümüz ve Kadınlarımız açıklığa kavuşturuldu. Kadının Yeri anlatıldı. Gazeteci Mehmet, Haberlerin Ağında'ki İslam'ı kurtarmaya çalıştı.
Çağımızdaki Kadın Sorunu: Sistem İçinde'ydi.
Kadın. Kadının Çıkış Yolu neydi?
Kadın Nedir'di?
Sonra yasak kalktı ve Mahkum Duygular'la inleyen kızlara, Güvercin Gerdanlığı takıldı.
Sonuç: İslam'da Kadın Tesettür ve İzdivaç!
Değişik Evlenme Adabı örnekleri çıktı.
Davet Yolunda Dökülenler de oldu. Ne de olsa her şey, bir Heyelan gibiydi.
Maznun Minyeli Abdullah’ın Tarihçe-i Hayat’ı, Bebeğimi Büyütüyorum’la devam edecekti... AMA birden, Sarıldığım Soğuk Bir Ceset demeye başladı.
"Sesim Bana Yetmiyor!" dedi.
Baktı ki, Siyah Deri, Beyaz Maske; maske düşünce, İslam'da Talak'ın hükmü başgösterdi.
Kar Gibi Eriyeceğiz diye inledi Abdullah. Hicret Günleri, Dullar Kampı başladı.
Aynada Batan Güneş miydi bu, Sistemin İntikamı mıydı?
Kader Kapımı Çaldı,
Ayrılık Benimle Kaldı,
Ruhumda Darp İzi Var,
Derdimi Seviyorum
demeye çalıştı ama, Öfkenin Sonbaharı gelmişti... Şafakta On Gün kalabilmişti Abdullah.
Yükseliş ve Çöküşün Sebeplerini düşündü.
İslami İdealler ve Gerçekler, Yanık Buğdaylar bırakmıştı geriye.
Ümmet yıkılıyordu. Ümmeti Yıkan, İthal Çözümler miydi onu da bilmiyordu.
Ama artık ne Feteva-i Hindiyye coşturuyordu onu ne de Ali Haydar Elifbası.
Öze Dönüş, Yitik Benlik'le tanıştırmıştı onu.
Guruba Yaklaşırken, "Ana!.." dedi Abdullah: "Anne-Baba Biz Suçluyuz!" dedi.
Bunca Tuğyan, Bunca Issızlık!
Şimdi Ağlamak Vakti Abdullah!
Kimse aldırmıyordu ona.
Terleyen Duvarlar içinde "Bize Nasıl Kıydınız?" dedi kendi kendine...
Bir Başkaldırının Anatomisi, İsyan Eşiği'nde yığılıp kalmıştı.
"Ertelenen İslami Hayat" diye bir kitap okuyordu Abdullah...
- Abicim abicim, siz hepsini okudunuz mu bu kitapların?
Sıratta BİRKAÇ İnsan'ız ama kitaplarımız PEK ÇOK.
Bir Neslin Gözyaşları bunlar...
|
• 2006-05-15 15:40:13 - mızraksız ilmihal üzerine hasbihal...
birden bire fatih camiinde irfan oldum secdede ağlayan...
sonra caminin kapısı görevindeki ağır perdeyi aralayan nurhan oldum...sizce bunlar tesadüf müydü abicim?tesadüf ne zamandan beri dilimize girmişti ne zaman tevafuku unuttuk ???
güzel olduğu kadar etkileyici,sorgulatıcı bir kitaptı, mızraksız ilmihal.
oku kitap evinin sahibi kitabı almaya gittiğide ''mızraklısını okudun mu ki mızraksızını istiyorsun'' demişti...
hey gidi günler...
Düzenleyen EbrarVakti gün: 15/5/2006 saat: 03:41