
BÜYÜKLÜK, BAŞÖRTÜLÜLERDE KALDI
Murat MENTEŞ - Gerçek Hayat, 315
Amerika, Avrupa bir olup İslam ülkelerini işgal ediyor. Yalnızca Irak’ta 700 bin Müslüman katledildi. Afganistan’da cinayetler sürüyor. Filistin’de hakeza. Haçlı Seferleri, modern silahlarla sürdürülüyor.
Uygar batılılar, sadece şehirleri yerle bir etmekle yetinmiyorlar. İşkence ediyorlar, tecavüz ediyorlar, çocukları başlarından vuruyorlar…
Peki bize ne oluyor? Yani, Türkiye’deki irtica yaygaralarının, başörtüsü yasaklarının anlamı ne?
Bağdat’ta başörtülüler iğfal edilip, kafalarından vurulurken, Türkiye’de de başörtüsü yasağı uygulanıyor. Utanç verici. Kendine saygısı olan hiçbir siyasi birimin ya da kültürden, irfandan nasiplenmiş, hiç kimsenin girişemeyeceği, savunamayacağı bir işlem bu. Tam anlamıyla skandal.
10 yıldır sürüyor yasak.
Konuşulacak bir tarafı yok. Kim yasaklıyor, niye yasaklıyor, neden korkuyor, çok mu çaresiz kalmış, o yüzden mi yasaklıyor, delirmiş mi, nedir, çözmek imkansız.
Türkiye’de, vahşet katına yükselmiş bir ikiyüzlülüğün, yalancılığın, sinsiliğin, seviyesizliğin, budalalığın, ahlaksızlığın dolaşımda olduğunun delili olarak başörtüsü yasağını gösterebiliriz.
Çok acı.
Sümüklü kokonaların deliliğe varan şirretliği ve kuş beyinliliği yüzünden, bir milletin en zeki, en yetenekli, en çalışkan insanları toplum hayatından dışlanıyor.
Başörtüsü yasağının bize, Türkiye’ye neler kaybettirdiğini soran yok. Onbinlerce öğretmenden, doktordan, mühendisten, avukattan mahrum kaldık. Başörtülülere diploma vermediğimiz için, insanın kalbini zehirleyen sapıkça bir kapris yüzünden, ülkemiz neleri yitirdi, kimsenin umurunda değil.
Böyle bir sorumsuzluk olabilir mi? Türkiye kederli annelerin, üzgün, ümitsiz genç kızların ülkesi mi olmalıydı?
Başörtüsü Almanya’da, İngiltere’de de yasaklanıyor şimdi. Yasak, AIDS gibi, veba gibi yayılıyor.
Bizler, sivil vatandaşlar olarak, başörtülülerden utanıyoruz. Onların karşısında unufak oluyoruz. O kadar mahcubuz ki, dilimiz tutuluyor.
Çünkü oy verdiğimiz birileri, onlara 10 yıldır haksızlık ediyor. Çünkü biz, onların kovuldukları okullarda okuduk. Çünkü onların bizden daha çok hak ettikleri makamları işgal ediyoruz. Çünkü bize dokunmayan yılan, 10 yıldır onları zehirliyor. Çünkü başörtülüler, olağanüstü bir enerjiyle, bizim akıl erdiremediğimiz bir maneviyat imkanıyla, metanetle, Türkiye’deki hayatın, hayatımızın güzelleşmesine katkı sunmaya devam ediyorlar. Onlar bizden daha çok kitap okuyor. Hayatı, bizden daha iyi tanıyorlar. Onlara yaşattığımız acılar, yaptığımız haksızlıklar yüzünden dükkanlarımız yağmalayabilirlerdi. Arabalarımızın lastiklerini kesebilirlerdi. Şehir suyuna ilaç katabilirlerdi. Bizi taş yağmuruna tutabilir, sopalarla kafamızı patlatabilirlerdi. Yapmadılar. Büyüklük, başörtülülerde kaldı.
Koskoca adamlar, salyalar, tükürükler saçarak, küçüldükçe küçüldüler. Bin tane yalan söylediler, milyon tane dedikodu, trilyon tane iftira…
Batıyı çıngıraklı maymunlar gibi taklit etmeye dayalı bir uygarlaşma süreci olabilir mi?
İşte, batılılar katliam ve işkencede yarışıyorlar. Biz de mi yapacağız?
Bir tane köşe yazarı, Avrupa Birliği’ni, İsrail’i, ABD’yi eleştirmiyor. Cinayete, katliama, işkenceye, tecavüze… politika diyorlar, operasyon diyorlar. Sapıklığı ve caniliği, parfümlü kelimelerle maskeliyorlar. Batılıların yaptığı hiçbir zulme, eziyete, sapıklığa itiraz edemiyorlar. Bundan büyük şerefsizlik, soysuzluk olabilir mi?
Ne diyecekler? Şunu: "Bakın, İngiltere de yasaklıyor, demek ki doğru yapmışız!" Çünkü ahlakları yok, akılları, bilgileri yok. Hakikaten maymunlaşmışlar, yamyamlaşmışlar. Madem batının her yaptığı doğru, o halde, kaleminizi bırakın, tüfek alın, koltuğunuzu terk edin, savaş uçağın binin, Irak’ta siz de bebeklerin başlarına ateş edin! Siz de, gazetelerde "ABD ile aynı politikaları uygulamaktan" bahsetmeyi, "Başörtülüler bana ‘tacizcisin’ demek istiyorlar" gibi zıvanadan çıkmış, sapıkça laflar etmek yerine, bizzat katliam yapın!
İnsan, halkına, kardeşlerine, milletine bu derece nefretle bakabilir mi?
10 yıl geçti. Hepimiz 10 yıl yaşlandık. Ölenler oldu. Birçok ünlü de hayatını kaybetti bu 10 yıl içinde. Başörtülü olsun, başörtüsü yasakçısı olsun, öldüler. Kalan sağlar da ölüme epey yaklaşmış oldu.
Kimseyi ölümle korkutmaya, tehdit etmeye çalışmıyoruz. Sadece, dünyadaki yasak dünyada kalır, diyoruz.
Siz, bu zorbalıklarınızla, yasaklarınızla, katliamlarınız, işkencelerinizle, dünyayı cehenneme çevirmeye yemin etmiş gibi görünüyorsunuz, diyoruz.
Emin misiniz, son kararınız mı, diyoruz.
|
• 2007-01-10 12:35:30 - ...